|
Öncelikle, bu makale Gymnothorax tile türü mürenler hakkında yıllara dayanan tecrübemi yansıtıyor. Ancak çok yüksek bir benzerlik oranıyla, tatlısu müreni olarak adlandırılan diğer türlerden herhangi birine de uyarlanabilir.
Yazıya, G. tile ile ilgili tecrübelerimi tanımlayarak başlamak isterim. Birçoğumuz, bu türü beslemenin çok zor olduğunu, genellikle birkaç ay içinde öldüklerini, yem almalarının güç olduğunu ve satın aldığımızda kurtarılamayacak düzeyde zayıf düşmüş olduklarını sıkça duyarız. Ben bu türü birkaç yıldır, farklı akvaryumlarda besliyorum ve ufak birkaç talepleri karşılandığında bakımlarının hiç de zor olmadığını farkettim. Eğer bu talepler karşılanırsa, hemen hemen herşeyi yiyebiliyorlar ve hatta su yüzeyine gelerek elinizden yem almaya alışabiliyorlar. (Tabi eğer yanlışlıkla sizi ısırabilecekleri konusunda risk alabilecek kadar cesursanız... Ve inanın bana, gerçek bir ısırık alabiliyorlar.) Nakliye esnasında çok zayıf düştükleriyle ilgili söylentiler ise, genelde sadece söylentiden ibaret. Bence bu balıklar her durumda kendilerini toplayabilirler.
 Müren besleyebilmenin sırrı, doğru ortam oluşturulmadığında, bu hayvanların kolayca strese kapıldığını anlayabilmektir. Ve eğer strese kapılırlarsa beslenmeyi kesecek ve ortalama 2-3 aylık bir sürede yavaşça tükeneceklerdir. Bu durum, haklarında çıkan söylentilerin birçoğunu açıklamaktadır.
SU ŞARTLARI
İlk olarak, bu balıkların gerçek tatlı su türleri olmadığını vurgulamak isterim. Zaman zaman tatlı suda bulunabilirler, ama acı suda tutulmaları daha uygundur. Sürekli olarak tatlı suda da tutulabileceklerini eklemeliyim. Ancak, bu durumda çok daha hassas olurlar. Bu yüzden, eğer türle ilgili yeterli tecrübeye sahip değilseniz balıkları tatlı suda beslememenizi tavsiye etmem. Tecrübeniz olsa dahi, acı su tercih edilmesi daha uygun olacaktır.
AKVARYUM
Yaklaşık 60 cm'e kadar büyüyebilen bu tür için, asgari 540 litrelik, büyük bir akvaryum öneririm. Akvaryum birçok saklanma yeri olacak şekilde dekore edilmelidir. Dekorasyona daha sonra döneceğim...
BESLENME
Diğer talepleri karşılandığı sürece, tatlı su müreninin beslenmesi problem olmayacaktır. Canlı veya dondurulmuş yemlerin çoğu çeşidini kabul ederler. Genelde kuru yemlere ilgi göstermezler. Çeşitli yemlerden oluşan bir diyet daha uygundur. Ben balıklarımı genelde, dondurulmuş karides (marketten alabileceğiniz çeşitlerden...) ve fazla yağ içermeyen dondurulmuş balıkla besliyorum. Arada bir canlı balık da veriyorum. Bu balıkların birkaç gün süreyle canlı kalmaları sizi şaşırtmasın, eninde sonunda yem olacaklardır. Beslenme menülerini farklı etlerle çeşitlendirebilirsiniz, istakoz eti mesela. Bu konuda hayal gücünüzü kullanabilirsiniz. Ancak mürenlerinizi fazla yağlı etlerle beslemeyin.
KARMA AKVARYUMLAR
Mürenler için tank arkadaşı olabilecek türler bulmak biraz zordur. Çünkü yeterince küçük olan herşeyi yiyebilirler. Ayrıca, kolayca strese kapıldıkları için agresif türlerle de bir arada bulundurlamazlar. Acı su türleri olmaları, potansiyel tank arkadaşı seçeneklerini daha da daraltır.
Herşeyden önce, akvaryumda birden fazla sayıda müren bulundurmanızı öneririm. Birbirlerine karşı agresif davranmazlar ve sıklıkla aynı mağaraları paylaşırlar. Bu da akvaryuma hoş bir detay katar. Yine de, akvaryumunuzda farklı birkaç tür bulundurmayı istiyor olabilirsiniz. Bu durumda, mürenlerle sorun çıkarmayacak, iri boyutlu kaplan balığı (Datnioides) türlerini önerebilirim. Ve belki, argus, mono ve puffer çeşitlerini de... Bir diğer olasılık ise vatoz türleridir. Mürenler, bir lokmada yutulamayacak kadar büyük olduğu sürece vatozları yemezler. Başka bir öneri de diğer büyük yılanbalığı türleridir.
 KAPLAN BALIĞI (DATNİOİDES) TÜRLERİ Hayal gücünüzü kullanın. Ama yukarıda belirttiklerimi de unutmayın. Eğer yeni bir tür deniyorsanız sabırlı olun. Mürenlerin birkaç gün süreyle bir balığı yememeleri, ileride de yemeyeceklerini göstermez. Bu yüzden, belirlediğiniz türden daha fazla sayıda balığı akvaryuma eklemeye karar vermeden önce, en az iki hafta boyunca beklemenizi öneririm. Ayrıca şunu da hatırlatmak isterim ki; seçtiğinizin türden bir balığın mürenleriniz tarafından yenilmeden büyümüş olması, aynı türden başka bireylerin yem olmayacakları anlamına gelmez.
Bazen, insanların tetrazon veya danio türlerini de önerdiklerini duyuyorum. Ama ben bundan vazgeçilmesini isterim. Tecrübe ettiğim kadarıyla, bu balıkların sonu her zaman, birkaç hafta içinde mürene yem olmaktan ibaret.
AKVARYUM DÜZENLEMESİ
Dekorasyonda ilk akla gelmesi gereken, birçok saklanma alanı ve dar mağaralar oluşturulmasıdır. Ben, tanka bitki çeşitleri de eklenmesini öneriyorum. Çünkü bitkiler akvaryumda loş bölgeler oluşturarak daha fazla saklanma alanı yaratır. Bu da balıkların sakinleşmesine yardımcı olur. Anubias türleri ve Java fern kullanmanızı tavsiye ederim. Çünkü kuma dikilmeleri gibi bir zorunluluk yok ve kuvvetli, geniş yapraklarıyla birçok saklanma alanı oluşturabiliyorlar. Bu türler düşük tuz yoğunluğuna sahip acı suyu tolere edebiliyorlar. Aşağıdaki çizimde kendi tankımın yerleşim planını görebilirsiniz. Bu akvaryum 540 litrelik...
 Yeşil renk bitkileri temsil ediyor. Sol ön kısım 20 cm kadar uzayabilen Anubiaslarla kaplı, diğer yeşil noktalar da Java fernin yerleştirildiği bölgeler. Genellikle kayaların üzerinde büyüyebilecek küçük Anubias bitkilerini de kullanıyorum.
Farklı yükselikte kayalar kullanırım ve arka planda yer alan kayalar arasında 10 cm'den fazla fark olmamasına dikkat ederim. Büyük boşluklara bitkiler yerleştirerek mürenlerin daha güvende hissetmelerini sağlamaya çalışırım. En az 2, tercihen daha fazla sayıda geniş mağara sistemi oluşturmaya çalışın. Çizimde, küçük taşların üzerine yerleştirilmiş daha büyük kayalar ile bunun sağlamaya çalıştığımı görebilirsiniz. Eğer mürenlerinizin yaşam koşullarını biraz daha geliştirmek isterseniz, tanka farklı boyutlarda PVC borular da ekleyebilirsiniz. Bunlar mürenleriniz için yeterli genişlikte olmalıdır. Ancak, kayalarla iyi bir düzenleme yaparsanız buna gerek olmayacaktır.
Asıl önemli nokta, birçok iyi saklanma alanı oluşturabilmektir. Bunu nasıl yapacağınız daha az önemlidir. (Eğer isterseniz batık gemi figürlerini ya da benzerlerini bile kullanabilirsiniz, sadece zehirli olmamalarına dikkat edin.) Müren akvaryumunuzun dekorasyonunda kütük ve kökleri kullanmamanız konusunda da sizi uyarmak isterim. Çünkü su şartlarını mürenler için olumsuz olacak yönde değiştirebilirler.
 DİĞER MÜREN TÜRLERİ
Acı su ve tatlı sularda görülebilen ve akvaryum hobisinde ticareti yapılan diğer müren çeşitlerinin listesini de yapmak isterim. (Satış ve depolama noktalarında türün teşhisi ve açıklamaları genelde yetersiz ve güvenilmezdir.)
Echidna rhodochilus, Gymnothorax tile ve Gymnothorax afer, en yaygın olarak bulunabilecek türlerdir. Bu türler aynı zamanda (Gymnothorax polyuranodon ile birlikte...) acı su akvaryumları için de en uygun olanlarıdır.
Acı sularda rastlanan diğer müren türleri ise şunlardır;
• Anarchias seychellensis • Echidna leucotaenia • Gymnothorax fimbriatus • Strophidon sathete • Thyrsoidea macrura • Uropterygius concolor • Uropterygius micropterus
SONSÖZ
Tatlı su müren balıkları, eğer taleplerini karşılamaya gönüllü iseniz çok hoş ve farklı bir tecrübe olabilir. Gerekli şartlar sağlanmış olan bir akvaryumda, sağlıklı mürenleri çok güzel ve ilgi çekici buluyorum. Mağaralarında pusuya yatmış hallerini izlemek benim için zevk. Yaklaşık bir hafta süren ufak bir eğitimden sonra elinizden yem almak için vücutlarının büyük bölümünü sudan dışarı çıkarabilecek ve bunu yaparken canınızı da yakmayacak duruma gelirler. Bu da konuklarınız için güzel bir numara olacaktır. Ayrıca bu balıklar, iyi bakıldıkları takdirde 35 yıl kadar yaşayabilen, uzun süreli arkadaşlar olabilirler.
Tek başınıza bu balıklara bakabilirsiniz. Gerektirdikleri ortamı ve şartları sağlayabildiğiniz sürece, beni fazla dikkate almanıza gerek yok. Ancak aksi takdirde, tecrübeleriniz hayal kırıklığıyla sonuçlanacak ve mürenler hakkında çıkan, beslenmelerinin imkansız olduğu yönündeki söylentilere bir yenisini eklemekten öte geçemeyecektir.
NOTLAR:
Bir dönem kısa bir süreliğinde de olsa bu ilginç balıkları besleme ve gözleyebilme şansım olmuştu. O dönemde haklarında araştırma yaparken bu iki makaleyi okumuş ve bir kenara not almıştım. Çevirilerini yapmak ve siteye eklemek için ancak zaman bulabildim.
Besleme şansı bulduğum balıklar, 20-25 santimlik, 8 adet Gymnothorax tile idi. Yaklaşık 3 hafta kadar benim gözetimim altında kaldılar. Bu balıklar Singapur'dan direk yükleme yoluyla gelmişlerdi ve bir arkadaşımın dükkanında, 150 litrelik bir akvaryumda tutuluyorlardı. Yaklaşık 18 saat süren bir yolculuk yapmış olmalarına karşın, sağlık durumları yerindeydi ve kayıpsız biçimde elimize ulaştılar. Balıklar akvaryuma koyulduktan sonra biraz Aqutan ekledik ve daha sonra da bolca kaya tuzu ilave ettik.
Akvaryuma konulduklarında dikkati çeken ilk davranışları, sürekli olarak huzursuz ve ani hareketlerle yüzmeleri ve akvaryumda bulunan filtrelerin altında kümelenmeye çalışmalarıydı. Hatta aralarından bazıları, akvaryumun köşelerine tırmanarak dışarı atlamaya çalıştılar. Bulundukları tank dekorsuz, boş bir tank olduğu için, saklanabilecek yer bulamıyorlardı. Akvaryuma birkaç tane saksı ve kaya yerleştirdik. Bu malzemeleri koyduktan sonra balıklar sakinleşti ve hepsi kendilerine birer saklanma alanı buldular. Daha sonra,akvaryumda bulunan sünger filtrelere ek olarak kuvvetli bir iç filtre yerleştirdik. Işık sürekli kapalı kaldı.
Beslenmeleri konusunda da bir problem yaşamadık. Ölü balık parçalarını geldikleri ilk gün kabul ettiler. Hatta 1-2 günlük açlıktan sonra Tetra Discus bile yemeye başladılar. Başlarını yan yatırarak, kocaman ağızlarıyla bu granül yem parçalarını almaya çalışmaları oldukça komik bir görüntüydü. Ama bazı balıkların diğerlerine göre daha utangaç davrandıklarını, yemden pay almakta zorlandıklarını ve git gide zayıfladıklarını farkettik. Bu yüzden bir pens yardımıyla yem parçalarını bu balıkların saklandıkları noktalara, hatta hemen ağızlarının önüne bıraktık. Bu yöntem işe yaramazsa, balıkları ayırabileceğimiz boş bir akvaryum hazırlamayı da ihmal etmedik. Neyse ki buna gerek kalmadı. O günlerde konuşma imkanı bulduğum bir başka akvaryumcu abimden, balıkların tubifexi de severek yediklerini, akvaryumun bir köşesinde sürekli olarak bir topak tubifexin bulundurulabileceğini öğrendim.
Sonuçta; özel olarak ilgi gösterebileceğimiz, kişisel bir akvaryumda tutulmamalarına karşın, balıkların hepsi yeni sahiplerini bulana kadar sağlıklı biçimde yaşamalarını sağladık.
Çevirisini yaptığım makalelere gelince, bazı noktalarda birbirleriyle çelişen ifadeler olsa da, bu türleri beslemek isteyen arkadaşlarımıza yardımcı olacaklarını düşünüyorum.
İlk makalenin sahibi, balıkların deniz suyunda tutulmasının en uygun yol olduğunu savunmuş ve yazının genelini bu yönde yazmış. Deniz akvaryumlarının tatlı su akvaryumlarına göre çok daha masraflı ve biraz daha zahmetli olduğunu düşünürsek, aslında önerdiği yol pek de kullanışlı değil bence. Yine de yüksek yoğunluklu bir acı su tankı için gerekli ipuçlarını da vermiş.
İkinci makalede ise, bazı bitki türlerinin önerilmesi ve tank arkadaşı olarak, tuza karşı hassas olan vatozların tavsiye edilmesi bence pek doğru olmamış. Müren türlerinin, en azından düşük yoğunluklu bir acı su akvaryumunda tutulması gerektiğini düşünürsek, bu tavsiyeler bence gözardı edilmeli.
Bir de, her iki makalede de yer alan, yem olarak canlı balık veya omurgasız kullanılması tavsiyesi var... Bu tavsiye, forumda izlemeye çalıştığımız ilkelere pek uygun olmasa da, yazıların orijinalliğini bozmamak adına bu kısımları çıkarmadım. Zaten bu türlerle ilgili kısa süreli tecrübeme de dayanarak, bu yolun çok gereksiz olduğunu söyleyebilirim. Geldikten birkaç gün sonra granül yemlere bile ilgi gösteren balıklar için diğer canlıları yem yapmaya çalışmak çok anlamsız olur.
Saygılarımla... |